Stanley Kubrick, Zihin Kontrolü ve Illuminati
Selam,
Açık
konuşayım Kubrick'in şu ana kadar hiçbi filmini beğenmedim.
Kıytırık bi mesaj verecem, sikindirik bi gönderme yapacam diye
uzatır da uzatır konuyu anasını satayım. Öyle ana karakterin yarım
saat tek kelime etmeden uzaklara baktığı filmlere kıl olurum zaten,
Nuri Bilge Ceylan'ı da sevmem, ayıyım ve düz adamım evet. Ama ne
yalan söyleyeyim Kubrick son filminde gönlümü aldı lan, adam öyle
manidar ve öyle cesur detaylar sıkıştırmış ki filme, seyredince saygı
duruşuna geçtim, dağ başını duman almış gümüş dere durmaz akar diye
bağırıp evi Türk bayraklarıyla donattım. Zira Eyes Wide Shut
(Gözleri Tamamen Kapalı), Illuminati deşifresinin bokunu çıkarmış bir
film ve bu filmin tarihi 1999. Onun öncesinde böyle bir deşifre
henüz ne sinemada, ne medyada yapılmadı. Kubrick abimiz birnevi
düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin olmuş bu konuda yani. Filmi
detaylı bi şekilde anlatacaz zaten, ama önce sevgili sığırlara
birtakım laflar hazırladım. Ekşici, gel buraya evladım yine senden
şikayet var.
Acaba
bu dalyaraklar neler demişler film hakkında diye merak ettiğimden
öncelikle ekşiye baktım, 2-3 entry dışında hepsi bu film için
"üstad, kadın erkek ilişkilerini çok zekice ve ustaca diyaloglarla
işlemiş, ilişkiler hakkındaki klişelere ağır bir tokat indirmiş ve
entel filmlerinin vazgeçilmez yönetmeni İsmail Türüttino'ya selam
çakmış swh swh :))))" gibi dangalakça yorumlarda bulunmuşlar.
Biliyorum ki bu filmi seyredenlerin %90'ı da arkadaş ortamında aynı
sikimsonik lafları ettiler bu filmle ilgili. Lan kasıntı dalyaraklar,
gelin 2 şey okuyun da belki Selin'e artistlik yaparsınız bu
öğrendiklerinizle. Kadın-erkek ilişkisiymiş, amına kodumun malları
sizi.
Bu
film için kadın erkek ilişkilerini anlatan bir film demek, Fight
Club için "dövüşlü mövüşlü aksiyon filmi, Brad Pitt adama yumruk
felan atıyo" demekle aynı şey. Yemin ederim abartmıyorum bak, bir
porno filmin amacı ne kadar kadın erkek ilişkilerini anlatmaksa, bu
filmin amacı da ancak o kadar kadın erkek ilişkilerini anlatmak
olabilir. Ama bu beğenilme kaygılı götverenler sırf "Kubrick" filmi
olduğu için, hiçbir sikim anlamamış da olsalar o filmi anlamış rolü
yaparlar, seyrederken sıkıntıdan patlasalar da çok beğendim ayağına
yatarlar.
Neden?
Çünkü bu bir Kubrick filmi. Çünkü Selin'in amına giden yol
Kubrick'ten geçer. Çünkü çok elit, cool, zeki ve entelektüel olan bir
insan Kubrick filmini sevmek zorundadır. Hıyarağaları sizi... La şu
Eyes Wide Shut'ı Kudret Sabancı çekmiş olsaydı acaba yine filmden
hiçbir sikim anlamamış halinizle "üstad döktürmüş yeeaa" der miydiniz?
Nah derdiniz, etiketçi götoşlar sizi. Siz tıpatıp aynı 2 pantolonun
etiketinde fiyatı daha yüksek olanını alan embesillersiniz, çünkü siz
kendi beğenilerinize ve kendi görüşlerinize göre değil, toplumun
değer yargılarına göre yaşayan sığır sürülerisiniz. Kendinize ait
hiçbir boku dile getirmeye cesaretiniz olmadığı gibi, bunu yapabilen
insanları da oturduğunuz yerden eleştirir, şu hayatta hiçbir sike
derman olmazsınız. Lan olum, akıllı olun bak patır patır sıçarım sizin
suratınıza.
Neyse ufaktan konuya girizgahı yapalım artık.
Şu
filmi seyrettiğimden beri yemin ederim gece yatıyorum Kubrick, sabah
uyanıyorum Kubrick, bi sigara yakıyorum Kubrick, tuvalette sıçarken
deterjan ambalajı yazılarını okuyorum yine Kubrick... Sıçtın ağzıma
be Kubrick. Böyle film mi yapılır lan şerefsiz? Şimdi Eyes Wide
Shut'a geçmeden önce kameralarımızı İstanbul gecelerine çevirecez.
Şaka lan şaka, Clockwork Orange'ın afişlerine bakacaz.
![]() |
| Piramit ve her şeyi gören göz işte, açıklama yaptırmayın lan. |
Clockwork
Orange'ın yayınlanma tarihi 1971. Bu sembolleri kullanması ışığında
Kubrick'in Illuminati bağlantısı olduğunu, 48 IQ'ya sahip bir
sincap bile rahatlıkla anlayabilir. Tek gözler hadi neyse tesadüf
eseri olabilir derdim ama filmin afişi alenen piramit ve Horus'un
her şeyi gören gözü olunca diğerlerinin de maksadının ne olduğu
netleşiyor. Kaldı ki mevzu bahis Kubrick ise zaten o gördüğün şey
tesadüf değildir hacı.
Kubrick
bu sembolojiyi Dr Strangelove'da da çok fazla kullanmış, o baya
baya eski bi film. Kendisinin Illuminati ile bir ilişkisinin olduğu
aşikâr, yüksek mertebeden (30 veya üstü) mason olduğu söyleniyor ki
doğru olma ihtimali de mevcut. Kubrick gibi bi adam çırak
mertebesinde mi mason olacaktı zaten anasını satayım? Fakat son
filmi Eyes Wide Shut'ta "yeter artık ulan Allah mısınız ipneler"
diye celallenen bir Polat Alemdar, bir Michael Jackson gördüm ben.
Şimdi
baştan anlaşalım, bu yazı blog'daki diğer yazılardan biraz farklı
olacak. Zira bu sefer bir film analizi yapacam, hem de bir Kubrick
filmi. Yani bu da demek oluyor ki yoruma açık bir konu olduğundan,
kesinlikle şahsi yorumlamalarım için "%100 doğrudur" iddiasında
bulunamam. Gerçi ben hiçbir yazım için böyle bi iddiada bulunmuyorum
ama yazdığım siyasi içerikli yazılarda sizlere bilgi sunduğum için o
bilgilerin doğruluğunun garantisini verebilirim, zaten mümkün mertebe
kaynak sunuyorum bilgi verdiğimde. Fakat bu sefer bir film
yorumlayacağım için aynı netlikte konuşamam, sonuçta bu bir sanat
eseri ve herkes değişik şekillerde yorumlayabilir. He bu demek
değildir ki bu yazıda ben her şeyi götümden sallayacam, tabi ki yine
mantık ve tutarlılık içerisinde yapacam bu sikimsonik saptamalarımı.
Ayrıca Kubrick'in, en azından bu filmini de iyi analiz ettiğimi
düşünüyorum hakkımı yemiyim, ama siz yine de ona göre geçirin
süzgecinizden tamam mı canolar, yerim sizi ehehe.
Şimdi biraz ön bilgilendirme yapacaz taşaksızlar.
Filmin
senaryosu Traumnovelle (Dream Story) adlı romandan uyarlanma. Roman
ile film çok örtüşüyor fakat birebir aynı değiller. Romanda olup
filmde olmayan pek fazla şey yok, fakat filmde olup romanda olmayan
birçok detay var. Kubrick bu romana kendi farkını katmış, roman ile
film arasındaki farkı belirleyen en önemli şey ise konunun işlenişi
ve odak noktası. Roman tamamen kadın-erkek ilişkileri üzerine kurulu
Kavak Yelleri dizisi tadındayken, Kubrick filmin odak noktasını gizli
topluluklara yönlendiriyor. Okült sembolizme anasının amı kadar
ağırlık veriyor filmde (iddia ediyorum hayatınızda daha önce "okült
sembolizm" ve "anasının amı" kelimelerini hiç aynı cümle içinde
duymamıştınız ehehe). Romanla filmin en önemli farklarından biri de
neredeyse tüm karakterlerin isimlerinin değişmiş olması. Bu
değişiklikleri yapan adam Kubrick olunca "alt tarafı isimleri
değiştirmiş yea" diyemiyoruz tabi, görecez sebeplerini yazının
ilerleyen kısımlarında..
Filmin ortalarında, yaklaşık 15 dakika süren bir ayin sahnesi var.
Filmdeki
her şey bu sahne ile ilgili. Ayin sahnesinden önceki sahneler de
(şerefsiz Kubrick çok iyi bağlıyo bunları), sonraki sahneler de hep
bunun etrafında dönen olaylardan ibaret. Bu film açık seçik bir
Illuminati deşifresi, bunu bilin de sonra bu sahneye gelene kadar
gösterdiğim şeyler için "ne alaka yeeaa, nerden anladın" demeyin.
Kubrick bu, boru değil, adam 3 senede çekmiş bu filmi, çekimleri 400
gün sürmüş. Detay manyağı psikopatın teki zaten Kubrick, siz daha iyi
bilirsiniz ekşici entel kardeşlerim. Hatta Eyes Wide Shut, Guinness
Rekorlar Kitabı'na da girmiştir çekimlerinin bu kadar uzun
sürmesinden dolayı. Anlayacağınız bu filmin her sahnesi, her detayı
büyük bir titizlikle çekildi. Hiçbir sahne, hatta hiçbir obje boşu
boşuna yer almadı bu filmde.
Kubrick
filmin çekimlerini 3 Mart 1999'da tamamlayıp Warner Bros'a teslim
ediyor. 4 gün sonra, 7 Mart 1999'da "kalp krizi"nden vefat ediyor.
Bak sen şu işe. Filmin bizlere ulaşmış şeklinin biraz kesilip
biçilmiş olma ihtimalini de oldukça güçlendiriyor bu 2 tarih
arasındaki yakınlık.
Evet
ön bilgilendirmeyi yaptığımı düşünüyorum. Artık filme geçebiliriz
sevgili kaynatasızlar, siz keyfinize bakın ben üstüme rahat bi şeyler
alıp geliyorum.
Filmin
afişinde tek göz olması da tesadüfi değil, birazdan göstereceğim
onlarca şeyi üst üste koyduğunuzda "anaaaa" diyeceksiniz zaten.
Filmin ilk sahnesi de aha şu, böyle başlıyor film;
Nicole Kidman 2 kolonun arasında. Peki what the fuck is 2 kolon?
Masonlukta
Hz Süleyman'ın Tapınağı'ndan alındığına inanılan bu 2 kolon,
mistisizme girişi sembolize eder. Yani dış aleme ait olan bu kolonlar,
onların gizli alemlerine açılan bir kapının sembolüdür.
Filme
2 kolon arasında giriyor olmamız ise tabi ki koca bir tesadüf.
Kubrick ne bilsin iki kolonu, masonluğu, sembolizmi... Kadırga Anadolu
Meslek Lisesi torna tesviye bölümünden mezun bi herif lan Kubrick,
bilmiyo musunuz ehehe.
Ayrıca
11 Eylül İkiz Kule ritüelinin de bu 2 sütun mevzusu ile ilişkili
olduğunu düşünüyorum. O olay zaten bir terör saldırısı değil ayindi,
bunları konuşmuştuk piçirikler.
Şimdi
filmin ilk 1 saati açıkçası tırışka muhabbetlerden ibaret. Tamam
güzel diyaloglar felan var, filmin ilerisinde bağlıyor Kubrick
bunları konuya ama benim pek ilgimi çekmedi buralar. Size filmin ilk 1
saatini özet geçeyim,
![]() |
| Nicole Kidman'ın götü. |
Evet
filmin ilk 1 saati Nicole Kidman'ın götü ve memesi etrafında
dönüyor, başka da pek bi olay yok. O yüzden buraları hızlı geçmeye
çalışacam. Birazdan göstereceğim sahneler "bu ne amına koyim yea"
dedirtebilir size, ben de filmi seyrederken ilk 1 saat çok
sıkılmıştım, fakat sonra en tırt detayın bile bir anlama geldiğini ve
konuların nasıl bağlandığını görünce Kubrick'in sakalını yalayasım
geldi şerefsizim. Neyse hadi başlıyoruz, altyazıları da okuyun taşağını
yediklerim önemli zira.
![]() |
| Bill (Tom Cruise) ve Alice (Nicole Kidman), arkadaşları Victor'un Noel balosuna gidiyorlar, film böyle başlıyor. Soldaki sekizgen yıldız ve güneş sembolojisi, birazdan da göreceğiniz üzere malikânenin heryerine serpiştirilmiş durumda. Sekizgen yıldız, Sümerler'deki gök tanrısı Anu'nun sembolüdür. (buraya gelirken de damalı zeminden geçiyorlar, Alice'in arkasındaki koridorıun zeminine bakın). Bu malikânenin, arkadaşları Victor'un mekanı olduğunu da tekrar edeyim. |
![]() |
| Malikanenin heryerinde var bu sembolden. |
![]() |
| Ve Kubrick ısrarla çoğu sahnede kadraja alıyor bu sembolleri. |
![]() |
| Bu piyanist şantör de bizim Bill'in arkadaşı. |
![]() |
![]() |
| Bill, Victor'a kadının ismini sorduğunda pompacı dostumuz biraz duraksayarak "eeöö Mandy" diyor, abazanlar memeye odaklanmayın laf anlatıyoruz şurda sikerim tahtanızı. |
![]() |
| Haroini fazla kaçırmış karı, ondan bu hale gelmiş. Bu arada bundan 2 önceki karede ucu gözüken tabloyu Kubrick burada tamamen arka plan yapıyor. Dikkat ederseniz tablodaki kadın ile bizim baygın Mandy'nin durumu ve uzanışı aynı. Kubrick bu resmi film için, daha doğrusu filmin bu sahnesi için özel olarak çizdirmiş, ahanda resmin orijinali: http://www.christianekubrick.com/paiMed/ck0305b.php. Resmin çizeri ise Kubrick'in eşi Christiane Kubrick. Ayrıca sadece bu tablo değil, aşağı yukarı filmdeki tüm tablolar film için özel hazırlanmış. Bunlar da Stanley Kubrick abimizin nasıl psikopatlık derecesinde detay delisi biri olduğunu size iyice gösteriyordur heralde. |
Atiker sıralı otogaz sistemlerinin sunduğu Eyes Wide Shut reklamlardan sonra devam edecek.
Bu
sahneler önemli diye anlattım, ileride işimize yarayacak bunlar.
Diğer Kavak Yelleri tadında geçen sahneleri anlatmayacam zira konumuz o
değil amına koyim.
Neyse
aynı gece Bill dışarı çıkıyor ve bi fahişe bizim Bill'e yatma teklif
edip bunu eve atıyo, çünkü yılların en meşhur geyiğinin de dediği
gibi "Amarika'da kızlar teklif ediyür olum".
Bunlar
yiyişirken Bill'i karısı arıyor, Bill de vicdan yapıp çıkıyor
fahişenin evinden, sevişmeden terkediyor mekanı. Fakat tam Bill'in
telefonu çaldığı sırada önemli bir detay gözlere takılıyor (algıda
seçicilik);
![]() |
| Duvarlarda pagan maskeleri ve güneş sembolü var. Bu birazdan oluşacak olaylara bir gönderme (entelcesi: foreshadowing). Yani olaylar buradan sonra bu çerçevede ilginçleşecek demek istiyor Kubrick. |
Dönüş
yolunda şu deminki piyanist arkadaşı vardı ya, aha işte bi mekanda
onu görüp içeri giriyor Bill. Ve bu piyanist eleman bizi şu ana kadar
izlenilen 1 saatten alıp bambaşka diyarlara götürecek olan bombayı
patlatıyor.
Piyanist,
bu gece değişik bir mekanda "gözleri bağlı bir şekilde" piyano
çalacağını söylüyor. Bizim Bill de meraklanıyor tabi, ben de gelecem
senle diyo. Piyanist eleman da Bill'in neden onla gelemeyeceğini şu
şekilde açıklıyor;
Tatataaammmm.
Atiker sıralı otogaz sistemlerinin sunduğu Eyes Wide Shut esas şimdi başlıyo mına koyim.
Bunun
üstüne Bill gecenin o vaktinde kostümcüye gidiyo maske ve pelerin
almak için. Kafaya koydu yani, gidecek oraya. Şimdi bir süre daha pek
semboloji göstermeden filmi anlatacam, birazdan tespitlerim ile
geliyorum az sabredin canlar.
![]() |
| "Gentlemen" (beyler) diye hitap ediyo la kızını sikenlere. İnsanoğlunun gavatlıkta ulaşabileceği son nokta. Sonra bu herifleri dükkana kilitliyo ve diyo ki; |
![]() |
| Bill kostüm kiralayıp gidiyo malikâneye, buranın adresini ve giriş için gerekli parolayı piyanist arkadaşından almıştı. |
![]() |
| Bill'in geldiği köşkü dışarıdan bize de gösteriyor Kubrick. Neden biliyor musun, çünkü bu köşkün ismi gerçekte Mentmore Towers'tır ve Rothschild ailesine aittir... Hö? Nasıl yani? Rothschild kendi elleriyle mi çektirdi bu filmi? Danışıklı dövüş mü bu film? Buraya da çentik atıyorum, açıklayacam hepsini, biz filme devam edelim. |
![]() |
| Son aşama, Bill 2 kolonun arasından geçiyor dikkat ederseniz. Çünkü birazdan başka bir "aleme" giriş yapacak. |
![]() |
| Arkada bizim Bill'in arkadaşı piyano çalıyo, mekânda canlı müzik var. Ayrıca 50'lik + tekila shot 8 lira, perşembeleri halk günü. |
![]() |
| Ayinde çalan ilahi ise şu: http://fizy.com/#s/12o3wb. Açın dinleyin hemen şimdi, iyi tribe sokuyo ehehe. Zaten öyle bi müzik ki bunun çaldığı ortamda 3 dakika dur "ben tanrıyım" dersin mına koyim. Burada Kubrick bir Ortodoks ve bir Hindu ilahisini mix'lemiş. Ve Kubrick ayin sahnesinde bu ilahiyi bize TERSTEN dinletiyor, kelime sonlarındaki garip telaffuzdan farkedebilirsiniz siz de ilahinin tersten çaldığını. Bildiğiniz gibi satanist ayinlerde ritüeller tersten yapılır, Tanrı'ya ters gitmekle alakalı bi durum bu. Filmdeki müziği ters çevirip dinlediğinizde ise aslında müziğin düz ve sözleri anlamlı halini dinlemiş oluyorsunuz, buyrun burda çevrilmişi var: http://www.youtube.com/watch?v=-7fZ28GeQi8. Ve neden Hindu ilahisi kullanılıyor biliyor musunuz? Çünkü Kubrick olayı çözmüş abicim, uyduruk spiritüalit Hindu inanışlarının da, tanrılarının da temelinde satanizm olduğunu biliyor adam. Nazi svastikası bile spiritüalist bir Hindu inanışına aittir, kaynağı orasıdır. Valla zeki adam şu Kubrick, okur bu çocuk. |
![]() |
| Filmi henüz seyretmemiş olanlar için biraz gösterecem bu ayin sahnelerini. Bu arada bizim pelerinliler soyunuyo. |
![]() |
| Am mı lan o? |
![]() |
| Valla am. |
![]() |
| Bizim Bill de Show Tv'deki Şans Kapıyı Çalınca yarışmasında aile reisi yarışırken arkada ayetel kürsi okuyan babaanne gibi içinden bildiği duaları okuyo, aklı çıktı la garibanın ehehe. |
![]() |
| Reis sırayla kızları bir eş seçmeleri için görevlendiriyo. Illuminati'de kızlar teklif ediyomuş lan, biz de mi girsek ehehe. |
![]() |
| Karı aklı işte, öyle tek başına cool takılıyo diye gitti Bill'i seçti. Yok lan yoki, onu seçmesinin bir sebebi var. |
![]() |
| Karı bizimkinin yeni gelin gibi hareketlerinden anladı buraya yabancı olduğunu ve iyi niyetli de bi karı çıktı. |
![]() |
| Karı uyarıyo bizimkini. |
![]() |
| Eşcinsel ilişki de var tabi aiynlerde. İbneliğin lüzumu yok beyler. |
![]() |
| Bizim karı tekrardan buluyo Bill'i, hala vaktin varken git, sana daha fazla yardımcı olursam ikimizi de sikerler diyo. |
![]() |
| Bill'i sorguya çekerler. |
Şimdi az mola hocam.
Kubrick
neden bu sahneleri Rothschild'in kendi mülkünde çekti? Madem bu film
yüzünden öldü ya da öldürüldü, öyleyse buna nasıl izin verdiler?
Zaten bundan önceki esas soru şu, eğer Kubrick bu filmi iyi niyetle
çektiyse (ki %99 öyle) neden Tom Cruise'u oynattı? Tom Cruise
bildiğiniz gibi tarikatçinin, cemaatçinin önde bayrak flama taşıyanı.
Scientology denen spiritüalist dine inanıyor ve bu oluşumun 2
numaralı adamı kendisi. Ayrıca eşi doğum yaptığında onun plasentasını
yemişti, haberlere falan konu olmuştu bu "aa ne kadar ilginç ehehe
:)))" diye, fakat aslında o bir pagan ritüeliydi. Ayrıca Nicole
Kidman da Eyes Wide Shut'ın çekimleri esnasında Tom Cruise ile
evliydi ve scientology üyesiydi.
![]() |
| Bir Scientology toplantısında Tom Cruise. |
![]() |
| Kanye West ve Tom Cruise. |
![]() |
| Piramit dememe lüzum? |
Kubrick'in
önceki filmlerinde bu Illuminati piramidi ve sembolojisini
kullandığını biliyoruz. Bu bilgiler ışığında diyebiliriz ki, Kubrick
muhtemelen onlardan biriydi. Bu ayin sahneleri ancak orada bulunmuş ya
da ciddi bilgiler sahibi olan biri tarafından bu kadar detayıyla ve
onları rahatsız edebilecek bir şekilde canlandırılabilirdi.
Ama
durun bakalım, bu film onların korku politikalarına hizmet eden bir
film ise, Kubrick'in filmi teslim ettikten 4 gün sonra kalp krizi
sebebiyle ölmesi nedir? Bu nasıl bir danışıklı dövüş ki sonunda
Kubrick gibi birisinin hayatına mal olsun? Üstelik karısı Christiane
Kubrick onun kalp krizi yüzünden öldüğü iddialarını hala kabul
etmez...
Teşekkürler Fikret. şimdi kameralarımızı New York'tan bir dram manzarasına çeviriyoruz.
En
son bizim Bill'i yakalayıp göndermişlerdi ayinden. Ayinden sonraki
ilk sahnede, Bill kapıyı açıyor ve eve giriyor. Şimdi bu 10 saniyelik
sahneyi seyrediyoruz. 5. ve 7. saniyeler arasında Bill'in sırtına iyi
bakın, "her şeyi gören göz" belirecek. Bildiğin insan gözü beliriyor
orada, ben tırstım lan bunu ilk gördüğümde.
Farkettiniz
umarım, youtube'a ekleyince video kalitesi yarak gibi düşüyomuş onu
öğrendim ama elinizde DVD'si varsa 1:26:42'ye odaklanın daha net
farkedeceksiniz. Bu kesinlikle bir ışık, yansıma, göz yanılgısı vs
değil, oraya doğru vuran bir ışık yok, fizik kurallarına aykırı amına
koyim.
Kubrick
reyiz gözü Bill'in üzerine kasten yerleştirmiş, zira Bill artık "her
şeyi gören göz"ün takibindedir ve onlar tarafından mimlenmiştir.
Valla göze geldi çocuk ehehe.
Ertesi sabah Bill kiraladığı kıyafetleri geri götürmek için tekrar Rainbow denen dükkana gider.
![]() |
| Bill'in maskesi çıkmaz kiraladığı eşyalar arasından. Ve bizim orospu karı belirir orda. |
![]() |
| Gavat baba dün kızını siken herifleri uğurluyor, çıkışta ellerine kolonya dökmediği kaldı pezevengin. Bizim babanın, kızını sattığını söylememe gerek yok heralde artık ehehe. |
![]() |
| Kız uzun süre boş boş bakıyor bizim Bill'e. |
![]() |
| Bakın hala o boş bakışlar... Kız bir seks kölesi ve o ayinlere de katılıyor, hatırlayın bu söylemişti Bill'e hangi pelerinden alması gerektiğini. Yani muhtemelen dün geceki ayinde bu karı da vardı. |
![]() |
| Hala hipnotize olmuş gibi bakıyor. Bu filmin yönetmeni Kubrick, bir sahneyi 90 kere çektiği olmuş bu filmde, Guinness Rekorlar kitabına girmiş. Her detayın bir anlamı var, bunu unutmayın. |
![]() |
| Baba bizim Bill'e de satmak istiyor kızını. Kız hala çamaşır makinası seyreden otistik çocuklar gibi Bill'i seyrediyor lan. |
Bakın
şimdi anlatacaklarım asla teori değil, %100 eminim bunlardan, kafayı
yedim artık onlarca yabancı sitede, blog'da, Kubrick fan
sayfalarında fink atmaktan ve oralarda da birebir düşündüğüm şeyleri
görünce defalarca hasssssiktir dedim. Aklın yolu bir zira.
Parçaları birleştirecez taşaksızlar, iyi dinleyin.
- Kız bir seks kölesi.
- Illuminati ile, daha doğrusu seks içerikli Illuminati ayinleri ile bağı var.
- Boş ve donuk bakışları, hipnozdaymış gibi hareketleri var.
- Ve dükkanın adı RAINBOW (Gökkuşağı).
Sonuç:
Kubrick burada bas bas bağırmış, "zihin kontrolü var, MKULTRA diye
bir yöntem var" diye. Ey sığır ekşici, teması kadın erkek ilişkisi
değil bu filmin. Senaryonun esinlenildiği "Traumnovelle" adlı romanda
tek bir masonik sembol, masonik ima yok, sadece elit kesimin yaptığı
grup seks partisi var romanda. Kubrick kendisi ekledi bu filme
masonik temayı. Adam filmin başında bile 50 kere bağırdı sana
"gökkuşağının bittiği yer" diye, defalarca şu dükkanın girişindeki
"rainbow" yazısını ve gökkuşağı resmini gösterdi o kıt kafana girsin
diye, mesajı al diye. Ama sen hala "kadın-erkek ilişkilerindeki
şehvetli tutkular ve rasyonel çıkarımlar swh swh" gibi sikimsonik
anlamlar peşindesin amına kodumun fularlı çakma enteli. Boş beleş
orospu çocuğu seni.
![]() |
| Oz Büyücüsü |
Gökkuşağı
ve aynalar zihin kontrolünde kullanılan birer semboldür. Oz Büyücüsü
ve Alice Harikalar Diyarı'nda adlı kitaplarda da bu gökkuşağı ve
aynalar sık sık kullanılır. Bu çocuk kitapları, çocukları kitlesel
biçimde programlamak için yapılmış birer zihin kontrolü projesidir ki
çocuklar üzerinde ne kadar fazla oynadıklarını biliyorsunuz. Walt
Disney dahi 33. dereceden masondur, sikip atıyorlar körpecik beyinleri
bu adamlar. Çocuklar onlar için çok önemli, zira bir çocuğu
etkilemek çok daha kolaydır. Çocukluğunda cinsel istismara maruz
kalmış, aşırı düzeyde seksüel içerikli sübliminal mesajlar almış bir
genci, erginlik çağında ve yetişkinliğinde oyun hamuru gibi
şekillendirmek, uzaktan kumandalı oyuncak araba gibi yönetmek çok
daha kolaydır.
Tabi
ki gökkuşağı ve ayna görünce hipnoz olmayacak çocuklarınız, bunlar
sadece birer sembol. Belki Pavlov'un köpeklerini harekete geçiren zil
sesi gibi birer tetikleyici bunlar, belki de çok başka anlamları
var... CIA'de görevli uzman değilim o kadarını bilemiyorum ve bilmek
de istemiyorum, fakat gözlerim ve beynim var, şunu görüyorum: Wizard
of Oz ve Alice in Wonderland birer zihin kontrolü programıdır,
gökkuşağı ve aynalar bu sembolojinin birer parçasıdır. Hatta Wizard of
Oz ile Aleister Crowley arasında bir esinlenme dahi vardır.
Bakın
ben ekşicilere çok söverim o ayrı konu ama ekşi'yi ekşi yapan
yazarlara saygım sonsuzdur. Zaten 2000'li yılların başında dial-up
interneti olan biz ergenler için bir Pokeimam vardı, bir Ekşi Sözlük
vardı, başka da bi sikim yoktu internette. Ekşi'nin birinci nesili ve
İnci'nin birinci nesili iyi çocuklardır ayrıca, kaliteli adamlardır
çoğu. Bakın Oz Büyücüsü hakkında ne demiş Ekşi'nin en eski
yazarlarından Cyrano, MUHAKKAK okuyun;
Ben
bu sözlük entry'sini bilimsel bir veri olarak önünüze sunmuyorum.
Sadece az kafanızı çalıştırıp fikir sahibi olun diye gösteriyorum. Oz
Büyücüsü'nün kitabını okumadıysanız, filmini seyretmediyseniz,
çocuklar üzerinde yarattığı etkileri görün istiyorum. Sizlere olaya
tarafsız bir insanın bakış açısını gösteriyorum.
Kubrick
romandaki tüm karakterlerin isimlerini değiştirerek filme aktardı
demiştik, Nicole Kidman'ın canlandırdığı karakterin isminin "Alice"
olması da bir tesadüf mü sizce?
Şimdi
birazcık filmde flashback yapacaz, şu ayin sahnelerinden önce Bill
bi orospu karıya gitmişti hatırlarsanız. Bill'in telefonla konuştuğu
sahnede bu kadının evindeki 2 kitap, isimleri gözükecek şekilde
kadrajda kaldı yaklaşık 1 dakika boyunca.
Sanırım
dünyanın en kültürlü orospusuyla karşı karşıyayız, kızın evinde
Introducting Sociology (Sosyolojiye Giriş) kitabı var. Öbür kitabın adı
ise Shadows of the Mirror (Aynanın Gölgeleri). Bendeki filmin
kalitesi çok sikkoydu, DVD'niz varsa daha net görürsünüz.
Bu
kızın evindeki pagan maskelerini hatırlayın, belki o da ayindeydi.
Tıpkı Rainbow Shop'taki diğer kız gibi, fahişe ve elitlerin seks
kölesi. Ve ne gariptir ki yine seks kölesi olan bir kadın ve yine onun
olduğu mekânda bir zihin kontrolü göndermesi var; "ayna".
Size
elitlere ve siyasetçilere pazarlanan bir seks kölesi ismi vereyim
günümüzden, kabalistik öğreti ile yetiştirilmiş bir yahudi kızı;
Natalie Portman. Şimdi kendisiyle ilgili apayrı dökümanlar sunacam
size, bir tanesine bakıp "siktir lan bu ne" deme sıçarım suratına,
göstereceklerimin hepsini üst üste koy ve azıcık analiz yetin varsa
öyle bir değerlendir.
Devendra Banhart adlı okultist elemanın Carmensita klibine bir bakalım, o zamanlar beraber oldukları Natalie Portman da oynuyor klipte.
![]() |
| Lucifer abimizi anarak başlıyoruz. |
![]() |
| Om işareti, a-ok işareti ya da nam-ı diğer 666 sembolü. |
![]() |
| Natalie hanim kızımız. |
![]() |
| Güneş sembolojisi |
![]() |
| Birader alnında piramit çıkmış. |
![]() |
![]() |
| Gökkuşağı (hadi canım?) |
![]() |
| Güneş sembolojisi. |
![]() |
| "Gökkuşağının bittiği yere gitmek istemez misin?" |
Mısır
konsepti olduğunu mu düşünüyorsunuz bu klibin? Lucifer? 666
sembolleri? Gökkuşağı? Zihin kontrolündeki seks kölesi Natalie
Portman?
Görmeyeli amma değişmiş la bizim Mısır konsepti.
![]() |
| Bir ara beraberlerdi bu herifle. |
![]() |
| Aha da bununla. |
Seks kölesi Natalie Portman'ın eski tokmakçılarından biri kimdi dersiniz acaba...
![]() |
| Yanındaki adam kim biliyor musun? |
![]() |
| Kendisi pek zengin, pek elit bir abimiz. |
![]() |
| Nathaniel ROTHSCHILD |
Nathaniel Rothschild ile Natalie Portman'ın ilişkileri vardı... Google diye bir şey var, kendiniz de bakabilirsiniz.
Rothshild
ve Rockefeller ailelerinin her taşın altından çıkıyor olmaları ve
bunun aksine medyada oldukça az haberlerinin veriliyor olması
dikkatinizi çekmediyse zaten, ananız sizi doğurmamış sıçmıştır kusura
bakmayın.
Natalie ablamızın siyasetçilerle de arası çok iyidir.
![]() |
| Hillary Clinton ve Natalie Portman. |
![]() |
| Bill Clinton ve Natalie Portman. |
Ve kendisi bir zamanlar Obama'nın da seçimlerdeki reklam yüzüydü...
Bakınız: Bu video. Ya da kendisinin ne alakası varsa 2008'deki "erken seçim" oylamasında insanları "evet" oyu kullanmaya teşvik ettiği bu video ya da bu video.
![]() |
| Fazla söze lüzum? |
CIA'in
geliştirdiği MK Ultra projesi ile, böyle pilli bebekler yaratıyorlar
işte. Seks kölesi, reklam yüzü, propaganda aracı, çok fonksiyonlu
Yahudi mutfak robotu Natalie Portman.
MK
Ultra'nın sonuçlarından bahsetmiştim Lady Gaga başlıklı yazılarda.
Röportajın ortasında gelen birilerini (?) görüp sağa sola bakarak
"hello oh my god hellooo" diye hayali arkadaşlarına selam veren
Britney Spears'ı, 7 aylık hamile haliyle kendinden geçmiş bir şekilde
karnını gösterip "sanırım biraz gazım var" diyen, hamile olduğunun
farkında olmayan ve 3 sene önce vefat eden Anna Nicole Smith'in %100
gerçek görüntü kayıtlarının olduğu video link'leri vermiştim.
![]() |
| Boş bir vaktinizde muhakkak seyredin bu video'yu: http://www.youtube.com/watch?v=0vSver59BsU |
Muse'un
son albümünü de bir inceleyin, MK ULTRA adında bir şarkıları var
tamamen bu konuyla ilgili. Yine Muse grubunun "Uprising" şarkısının da
sözlerine bir bakın, "onlar bizi yönetemeyecekler, onlar bizi
zorlayamayacaklar, galip gelen biz olacağız" diyerek Illuminati'ye nasıl
meydan okuduklarını görün (umarım samimilerdir bu tavırlarında). He
tabi ekşici entel kardeşlerimiz bu "uprising" şarkısında
Illuminati'ye göndermeler olduğunu zerre anlamadan "aay çok güzeeaaal
şarkıııaa" entry'leri giriyorlar o ayrı konu. Uprising başlığındaki
60 küsür entry'de tek bir "illuminati" kelimesi yok Ekşi Sözlük'te,
hani en entelektüel, en zeki kesimimiz onlar ya, o yüzden oradan
örnek veriyorum.
Bak tamamen ANTİ-SİYONİST mesajlar veren Uprising şarkısı için girilmiş bir ekşi entry'si,
Bizim üniversitelerimiz öküz yetiştiriyor.
Cehalet esas kendini "elit" sanan öküz kesimin arasında kol geziyor.
Bu
sebeple bu dangalaklara karşı bildiklerinizi savunmaktan çekinmeyin.
Ben bu blog'da bazı şahsıma ait tespitler dışında, zaten genel
olarak bilinen şeyleri anlatıyorum, fakat sizi buraya çeken şey
okudukça "aa evet lan şerefsizim aklıma gelmişti" diye içinizden
geçiriyor olmanız, haksız mıyım? Size çok farklı şeyler anlatmıyorum,
sadece amele toplum baskısı sebebiyle söylemeye cesaret
edemediklerinizi sizin adınıza dile getiriyorum, tek esprim de orda. O
yüzden beni aynştayn da yapmayın, kahraman da yapmayın, zaten bi sik
olmaz benden. Kendi sikkofield'ınız olun, kendi gerçeklerinizi dile
getirmekten çekinmeyin, tamam mı canlar ehehe. Dininizi, milletinizi
ve görüşünüzü savunduğunuz için size faşist ya da şakirt gözüyle
bakacak Selin'in ben ta amına koyim. Bırak o Selin görünümlü
Kezban'ın sidikli amını sikecem diye şekilden şekle girme,
kişiliğinden ve duruşundan ödün verme sen. Çok zorda kalırsan ben
veririm sana, bi aloya bakar (siktir lan o kadar da değil ehehehe).
Eyes
Wide Shut'a devam edelim biz, filmdeki zihin kontrolü göndermeleri
bunlarla sınırlı değil, filmin seyri esnasında tekrardan dönecem zihin
kontrolü göndermelerine.
Bill
ayinden çıktıktan sonra "her şeyi gören göz"ün takibine alınmıştı
hatırlarsanız, "bu konuyu araştırırsan ananı sikeriz" diye de
uyarılmıştı.
![]() |
| Ama bizim Bill dayanamayıp o ayinin yapıldığı malikâneye geri dönüyor bir gündüz vakti. Sap sap kapıda bekliyo. |
![]() |
| Fakat "big brother is watching you". |
![]() |
| İçeriden bir emmi beliriyor, Bill'e bir zarf veriyor. |
![]() |
| Çoktan biliyorlar bizim elemanın meraklanıp geri geleceğin, uyarı mesajını bile hazırlamışlar. |
Bu
adamlar bu boku zaten şu anda da yapıyorlar. "Biz her şeye hakimiz,
tüm güç bizde" mesajı vermek istiyorlar, bu yüzden kendilerini
bilerek deşifre ediyorlar.
Öyle mi sizce?
Birçok şeye sahipler, birçok şeye hakimler, fakat ASLA her şeye sahip değiller.
Şunu
unutmayın ki bu adamlar henüz istedikleri ölçüde her şeyin hakimi
olsalardı bu korku politikasını medya yoluyla insanlar üzerinde
uygulamaya çalışmazlardı.
Seni yıldırmak istiyorlar ki sen örgütlenemeyesin diye.
Sana korku salıyorlar ki "artık iş işten geçti, yarağı yedik" diye umutsuzluğa kapıl diye.
Fakat hiç de öyle değil. Senden korkuyor olmasalar seni korkutup güvenini kırmaya çalışmakla vakit kaybetmezlerdi.
Kardeşinizin
de var bikaç projesi, Allah kısmet ederse sizin de desteğinizle
gücümüz yettiğince elimizi taşın altına sokacaz. Ve taşaksızlar,
gücümüz çok şeye yeter, yemin ederim ki kuru sıkı laflar değil bunlar,
ben bilmediğim şey üzerinden atıp tutmam.
Toplu
halde yapılmış ciddi ve büyük bir boykot, bir ay boyunca Coca Cola
tüketmemek, Shell'den benzin almamak, onlara müthiş bir "biz
buradayız" mesajı olur. Ve zaten onların esas çekincesi de bizim
birlik olmamız... Bu yüzden bizim kültürümüzü, insanlığın ahlak
anlayışını dejenere ediyorlar ki birlik olamayalım, sikim sikim görüş
ayrılıklarıyla bölünelim diye...
1
ay boyunca Türkiye'de Coca Cola satışları %90 düşse, Coca Cola iflas
etmez, maddi olarak belki de hiçbir sikim kaybetmezler. Maddi olarak
kaybetmezler fakat, başka birçok şeyi kaybederler. Korktukları şey
tam olarak başlarına gelmiş olur ki onların esas korkusu da zaten
karşılarında örgütlenmiş ve bilinçli bir halk görmek.
Bundan
çekinmiyor olsalardı Kubrick öl(dürül)mezdi, Michael Jackson
öldmezdi, John Lennon ölmezdi, araştırmacı John Todd 30 yıl hapse
çarptırılmazdı. Böyle tek tabanca gidersem belki bana da yaparlar bi
boklar, sana da yaparlar, hayat bu belli mi olur? O sebeple "tek
tabanca" olmayacaz, "birlik" olacaz. Coming soon, konuşacaz bunları
kaynatasızlar ehehe.
Neyse filme dönelim şimdi biz.
"Gökkuşağının bittiği yere gitmek istemez misin?"
![]() |
| Dünki ayinde Bill için kendisini feda eden kadının ölüm haberi var bu gazetede. Aynı zamanda güzellik kraliçesiymiş kendisi, ve ismi de Amanda. |
Yani manşetinde "hayatta kaldığı için şanslı" yazan gazetede, Bill bu şansını borçlu olduğu kadının ölüm haberini okuyor.
![]() |
| Bu, filmin başında Bill'in yardımına koştuğu Mandy. |
![]() |
| Bu da ayinde Bill için hayatını veren kadın, yani Mandy. |
![]() |
| Bu da Mandy (Amanda)'nın ölüm haberi. |
Filmi
bilmeyenler için hızlıca izah edeyim, bu 3 kadın da aynı kişi; Mandy.
Zaten Bill birkaç sahne sonra morga giderek Mandy'nin ayinde kurban
edilen kadın olduğunu görecek. Mandy de Amanda'nın kısaltması, bizdeki
Fatma ve Fatoş gibi işte.
Peki şimdi Mandy'nin ya da Amanda'nın hayatını bir özet geçelim,
- Seks kölesi
- Güzellik kraliçesi / ünlü birisi
- Genç yaşta overdose'dan ölü bulunuyor
Mandy mi?
Marilyn Monroe olmasın bu?
O da 36 yaşında overdose'dan hayatını kaybetmişti.
Şimdi bi sigara yakın, arkanıza yaslanın, gözlerinizi iyi açın.
Ben bi şey söyleyip öyle havada bırakmam onu, huyum değildir.
Kubrick reisin neden bu filmi 400 günde çektiğini, neden Guinness'e girdiğini daha net göreceksiniz şimdi.
Biraz
flashback yapacaz. Ayin sahnesine dönelim, en son Mandy kendini feda
etmişti, kurban edilmek üzere götürülmüştü ve ayin sahneleri orada
bitmişti. Ayinden sonraki hemen ilk sahnenin bir kısmını görmüştük, hani
Bill eve dönüyordu ve mimlendiği için sırtında her şeyi gören göz
beliriyordu. Şimdi Bill'in eve girdiği ve yatak odasına doğru yürüdüğü
bu gayet sikko sahnelere Kubrick reisin serpiştirdiği diğer mesajlara
bakacaz.
Amanda kurban edildikten hemen sonra gözümüze sokulan bu 5 A ve HELENA ne anlama geliyor?
Marilyn Monroe, 5 AĞUSTOS 1962'de, 5. HELENA Drive'da ölü bulundu.
Ve ölüm sebebi yine overdose'du.
Dayı diyorum ya işte haftalardır kafayı yiyorum bu nasıl film diye, manyak olum bu Kubrick.
Marilyn Monroe'nun bildiğiniz gibi zamanın ABD başkanı Kennedy ile ilişkisi vardı. Seks ikonasıydı. Genç bir yaşta öldü.
Kubrick
burada atıfta bulunmak için konu mankeni olarak Marilyn Monroe'yu
seçmiş, fakat onun işarettiği sadece Marilyn Monroe değil. O, zihin
kontrolünde tutulan tüm seks kölesi kadınları işaret ediyor.
Zihin
kontrolünde, yarı hipnoz halinde olduğu çok belliyken çekilmiş
video'ları olan Anna Nicole Smith de 3 sene önce overdose'dan hayatını
kaybetti. Bu MK ULTRA zihin kontrolü yönteminde haplardan ve uyuşturucu
maddelerden faydalanıyorlar tabi ki, fakat bu insanların davranışları
öyle "hacı kafa 2 milyon yea" gibi değil. Hipnozdalar. Bu bir zihin
kontrolü yöntemi.
![]() |
| Bu karı Miley Cyrus. |
Disney'in
bir yarışmasında "keşfediliyor", "yetiştiriliyor" ve ortaya seks
kölesi bir kadın çıkıyor. 16-17 yaşında kucak dansı yapıyor
yönetmenine, çıplak pozlar veriyor.
Tek
bu karı değil tabi, çok var bunun gibi yeni yetme fahişe ünlü
şimdilerde, Selena Gomez, Demi Lavato, Vanessa Hudgens vs vs... Bunların
hepsi de Disney çıkışlı. Ama "ne var hacu Abd'de kızlar çatır çatır
sikişiyür o yaşlarda, altında bi şey arama yea" diye düşünüyorsanız sizi
şöyle alalım,
![]() |
| Sağdaki çocuklar kimler biliyor musunuz? Britney Spears, Christina Aguilera ve Justin Timberlake. |
Disney'in Mickey Kulübü'ne üyeler çocuk çağlarında, Disneyland'deki bir yarışmada keşfediliyor bunlar.
Bu 3'ünün daha o yaşlarda, beraber, Disney'in fotoğrafında aynı karede olmaları tesadüf di mi? Mına kodumun sığırları sizi...
Bunları o yaşlarda seçiyorlar.
O yaşlarda başlıyorlar zihin kontrolü uygulamalarına, programlanıyor bu çocuklar.
Bunu DISNEY yapıyor.
Ne kadar iğrenç bir sistem görüyorsunuz di mi?
Ve
bu insanlar aşırı yetenekli oldukları için ünlü olmuyorlar. Britney,
Christina, J. Timberlake, Lady Gaga, bunların bir esprileri yok,
şarkıları bile kendilerine ait değil. Bu kişileri ünlü "yapıyorlar".
Lady
Gaga'nın gerçek ismi Stefani'dir, o Stefani denilen kız çok yetenekli
olduğu için Lady Gaga olmadı. Lady Gaga zaten planlanmış bir
karakterdi, birinin Lady Gaga olması gerekiyordu ve Stefani'yi Lady
Gaga yaptılar. Bir başka deyişle bu rolü ona verdiler.
Kubrick
tüm bu dönen dolapların farkında, tabi o hayattayken Lady Gaga felan
yoktu ortada eşek evladım isimlere takılma, bu zihin kontrolü
programlamasının, seks kölesi edilen diğer kadınların, bunların hepsinin
farkındaydı adam. Eyes Wide Shut'ta bunları anlattı.
Eyes Wide Shut, 2 senaryosu, 2 kurgusu olan bir filmdir.
Bunlardan
birincisi sığır ekşici kesime hitap eden senaryodur ki onlar
insanların %99'unu falan oluşturur. Bu filmi seyredip şöyle derler;
"Üstad adın erkek ilişkilerini anlatmış yeeaa swh"
İkinci
ve esas senaryo ise zihin kontrolü programlaması başta olmak üzere bu
elit ailelerin ne boklar karıştırdığını ifşa etmektir. Kubrick bu filmi
tamamlayıp teslim ettikten 4 gün sonra öldüyse bunun altında bir şey
arayacaksın kuzum. Bu anasını siktimin hayatı o kadar da tesadüflerle
dolu değil zira. Onlar bunları sana gayet normal, tesadüfi olaylarmış
gibi kakalıyorlar ama öküzün bacağı hiç de öyle değil. Kubrick abimizin
buna da müthiş bir göndermesi var filmin devamında, birazdan gelecez
oraya.
Şimdi
inançlı birine kafir, kafir birine inançlı demek, etik olarak da dini
olarak da doğru değildir. Fakat sadece elde ettiğim işaretleri
toplayarak bir varsayımda bulunacam, yazının buradan sonrasını iyi
okuyun uçuşa geçecez ehehe.
Önceki
filmlerinde gayet onların piramit, göz ve güneş sembollerini kullanan
bir Kubrick vardı. Görünen o ki abimiz Michael Jackson gibi sonradan
doğru yolu bulmaya başlamış ve Eyes Wide Shut gibi onlara büyük bir
darbe indiren bir film çekerek kapanışı yapmış.
Şimdi
Lady Gaga'nın çok ilginç bir şarkı sözünü yazacam buraya, sadece bir
dörtlük. Lady Gaga başlıklı yazıları okuyanlar biliyordur, Gaga da
durumunun boktanlığının farkında fakat birtakım sebeplerden dolayı
bırakamıyor sahip oldukalrını. Hatta son kliplerini genelde ağlayarak
bitiriyordu, hatırladınız di mi? Heh, şimdi Gaga'nın "Dance in the Dark"
şarkısından bazı kısımlar sunacam size.
Marilyn, Judy, Sylvia, tell'em how you feel girls,
Work your blond Benet Ramsey will haunt like Liberace
Find your freedom in the music
Find your Jesus, find your Kubrick.
Meali:
Marilyn, Judy, Sylvia, onlara nasıl hissettiğinizi anlatın kızlar
Özgürlüğünü bul (müzikteki)
Kendi İsa'nı bul, kendi Kubrick'ini bul.
Şarkıda
ismi geçen bu kişiler (Marilyn, Sylvia, Judy, Ramsey) genç yaşta
şaibeli şekilde ölen ünlü kadınlar. Tüm bu isimleri zikredilmiş kadılar
onların seks kölesidir demiyorum, zira aralarında 6 yaşında bir kız
çocuğu da var birazdan açıklayacam, bu isimlerin ortak paydaları
"intihar" mı "cinayet" mi hala bilinmeyen bir şekilde hayatlarını
kaybetmiş olmaları... Flash tv gazeteciliği iş başında, işte o kadınlar:
Marilyn Monroe: 36 yaşında overdose'dan ölü bulundu.
Judy Garland: 47 yaşında overdose'dan ölü bulundu. İlginçtir, sinema kariyerine çocukluğunda Oz Büyücüsü filminde oynayarak başladı.
Sylvia Plath: 31 yaşında zehirlenerek öldü. Öncesinde overdose'dan intihar teşebbüsünde de bulundu.
JonBenet Ramsey: 6 yaşında faili meçhul cinayete kurban gitti, çocuk güzellik kraliçesi. Dünyalar tatlısı da bi kız, görseniz fotoğraflarını...
Ve şarkının devamında Prenses Diana'yı da anıyor, o da malum bir senaryo sonucu çok genç yaşta öldürülmüştü.
Tüm
bu şaibeli şekilde, genç yaşta hayata veda eden kadınların isimlerini
anıyor Gaga ve sonra şunu diyor "Kendi özgürlüğünüzü bulun, kendi
İsa'nızı bulun, kendi Kubrick'inizi bulun"
Hatırlayın
Lady Gaga, Judas şarkısında "Jesus is my virtue, but Judas is the
demon i cling to" (İsa benim erdemim, fakat Judas takılıp kaldığım
şeytanım) diyordu.
Erdemi olarak gördüğü İsa gibi örnek gösterdiği bir diğer kişi de Stanley Kubrick.
Kubrick'in yaptığı gibi, siz de özgürlüğünüzü bulun diyor bu şarkıda Gaga. Bu mesajı veriyor.
"Find
your Jesus, find your Kubrick.", bu nasıl şarkı sözü lan? Bizim Serdar
Ortaç'ın sözlerine hiç benzemiyor anasını satayım. Buralara buralara
we dont need no buralara...
Ve bu Dance in the Dark şarkısı hangi sözlerle başlıyor biliyor musunuz?
Silicone, saline, poison inject me,
Baby, I'm a free bitch.
Meali:
Silikon (silisyum), ilaç, zehir enjekte et bana
Ben özgür bir fahişeyim bebeğim
Zehir, yabancı maddeler, ilaçlar, enjekte etmek? Fahişe? N'oluyor lan?
Lady Gaga bu sözlerle başlıyor şarkıya. Ve bu şarkıda daha sonra "overdose" alarak ölen/öldürülen kadınları anıyor.
Afedersin ama, her şey anasının amı kadar açık.
Zihin
kontrolü ile pilli bebek haline getirilen, seks kölesi yapılan
kadınlardan bahsediyor Lady Gaga. Tıpkı Kubrick'in yaptığı gibi... Ve
Lady Gaga bu olayların zaten içerisinde olduğu için, Kubrick filmlerini
(başta Eyes Wide Shut) sığır ekşici bakış açısıyla seyretmiyordur
muhtemelen. Kubrick'in ne uğruna öldüğünü, neler yaptığını biliyor bu
kadın. Çünkü kendisi zaten Kubrick'in bahsettiği bu olayların tam
ortasında.
Zihin kontrolü...
Bunu
sadece ilaçlarla değil, başta çocuk hikayeleri, filmler, televizyon,
klipler, kısacası medya ile bizlere de uyguluyorlar. Ahlak anlayışımız
günden güne değişiyor. Ahlaksızlıkları normal karşılar hale geliyoruz
gittikçe. Normal olmayan şeyleri normal karşılamaya başlıyorsak eğer
işte orada sıkıntı var demektir.
Johnny
Depp kendi filmlerini kendisi seyretmiyor, "merak etmiyorum nasıl
göründüğümü ya da filmin neye benzediğini" diyor. Bunları kendi ağzıyla
söylüyor, seyredin şu yukarıda link'ini verdiğim amına kodumun
video'sunu, anlatılıyor hepsi. Zihin kontrolüne maruz kalıyoruz
yıllardır, ufak ufak, bilinçaltı mesajlarıyla, dejenere edilen hayat
görüşlerinin bize güzelmiş gibi dayatılmasıyla mahfediliyor hayat
anlayışımız.
1 yıldır odamdaki televizyonu açmıyorum. En ufak bir eksikliğini hissettiysem orospu çocuğu olayım.
Kapatın
şu amına kodumun cihazını. Fatmagül'ü kim sikmiş öğrenmeyiverin, hiçbi
sikim kaybetmezsiniz, aksine çok şey kazanırsınız, inanın bana.
Neyse
filme devam edelim artık. En son Bill gazetede Mandy'nın ölüm haberini
okuyordu, ve doğru olup olmadığını görmek için yattığı morga gidiyor.
Bakın şimdi çok uçuk bir tespitte bulunacam, hazır olun tekrardan uçuşa geçecez.
Yazının
başlarında da söylediğim gibi Kubrick bazı kelime veya kelime
gruplarını ısrarla tekrarlamış bazı sahnelerde. Ve bunu yaparken de
genelde çok boş, saçma diyaloglar kurmuş ki, esas amacının kelimeyi
tekrar ettirmek olduğunu, tekrarladığı kelimeyi vurguladığını görelim
diye.
Windsor
(Kraliyet ailesinin soyadı) ve "gökkuşağının bittiği yer" örneklerinde
olduğu gibi, bu tekrarlanan kelimeler hep bir anlama geliyordu,
hiçbiri boş yere tekrar ettirilmedi. Kafamıza kafamıza kaktı bu
mesajları Kubrick.
Şimdi
Bill ile Mandy'nin cesedinin bulunduğu morga gidecez beraber. Ve
Amanda'nın gerçek ismini biz ilk defa burada öğreniyoruz filmde, zira o
gazete haberinin detayları bize gösterilmedi, Bill kendisi okudu o
haberi. Ben filmi zaten seyretmiş olduğum için o kişinin Mandy olduğunu
açıkladım size. Şimdi bakalım Mandy'nin gerçek ismi kaç kere tekrar
ettiriliyor.
Bill morga gider, ve görevli bayana görmek istediği kişinin, yani Mandy'nin ismini söyler.
![]() |
| Amanda Curran. |
![]() |
| Görevli kadın "pardon ismi neydi" diye tekrar soruyor. |
![]() |
| Üstüne heceliyor... |
![]() |
| Israrla tekrar tekrar soruyor... |
![]() |
| 20 saniyede "Amanda Curran" tam 5 kez tekrar edildi. Özellikle Curran hecelerine dahi ayrıldı. |
Aklıma gelen şey sizin de aklınıza geldi mi?
Curran -> Kuran?
Olabilir mi?
Filmi
ilk seyrettiğimde yanımdaki arkadaşıma "ehehe karının ismi Kuran la"
dedim, fakat bir sonraki sahneye bakınca benim "ehehe" oldu sana
"ehehehhöaaskkkk".
"Üzerinde on dokuz vardır" - Müddesir suresi, 30. ayet.
Kuran'ın
19'a dayalı bir matematiksel düzen ile indiği söyleniyor son yıllarda,
ve bu 19'daki sırdan etkilenerek müslüman olan birçok yabancı kişi
var. Ben bu konuda agnostik takılıyorum biraz, yani olabilir de
olmayabilir de, bilemeyiz. Neyse siktir edin şimdi beni, filme dönelim
biz. Curran (Kuran)'ın defalarca tekrarlandığı sahneden sonraki sahneye
bakalım, Bill morga girer...
Yaklaşık 1 dakika boyuncao Curran'ın üzerindeki 19 kadrajda tutuluyor.
Kubrick
Kuran'la ilgili bir mesaj vermek istiyor olabilir mi? Ahaha kim
bilir... Bu son gösterdiğim şey teoriydi işte, fakat tesadüf olması çok
zor olan bir teori. Zira söz konusu yönetmen sembollerin ve detayların
hastası olan Kubrick, bu film onun hayatına mal oluyor, ve Curran'ı
ısrarla defalarca tekrar ettirdikten sonra, ayette de dendiği gibi
üzerine 19'u yerleştiriyor.
Amanda Curran...
Ve "Amanda" ne demek biliyor musunuz?
Latince Amanda; "fit to be loved, lovely" (sevmeye yaraşır, sevilmeye değer) demektir.
Ehehe...
Lady
Gaga'nın "Kendi İsa'nızı bulun, kendi Kubrick'inizi bulun" demesinin
tüm bunlarla bir alakası olabilir mi? Kubrick kendini onların arasından
çekip çıkarmış olabilir mi? Bilemiyorum, elimizde bu gösterdiklerim var
sadece, fakat bunları tesadüfe yorasım da gelmiyor pek.
Kubrick'in sembolojiye ne kadar önem verdiğini daha net göstereyim şimdi size, hoş sıkı hayranları biliyordur zaten bunu.
CRM 114 muhabbetini duymuş muydunuz Kubrick'le ilgili?
Bu
CRM 114, Kubrick'in birnevi imzası, entel deyimiyle "trademark"ı.
Kubrick bu CRM 114'ü ilk önce Dr. Strangelove filminde kullanıyor, bir
cihaza CRM 114 ismini veriyor. O filmin de sembolojiyle iç içe olduğunu
söylemiştim. Ardından bunu Clockwork Orange filminde de kullanıyor ve
hastaya verilen bir ilacın ismini "CERUM 114" olarak koyuyor, yani "CRM
114".
Bu sembolojiyi son olarak Eyes Wide Shut'ta da kullanıyor. Nasıl mı?
Curran ve 19 sahnelerinden hemen bir sonraki sahneye bakalım.
![]() |
| IMDB'de de aynı bilgiyi bulabilirsiniz. Curran'ın yattığı oda, hastanenin C koridorunun 114 numaralı odasında. Yani C Room 114. Yani CRM 114. |
Size Kubrick detaylara ve sembollere hastalık derecesinde önem verir demiş miydim?
Meraklısına,
Kuran'da 114 sure vardır ve 114, on dokuzun katıdır. Ve bu CRM 114,
iki buçuk saatlik filmin sadece "Curran ve 19"lu sahnelerine
sıkıştırılıyor.
Garip şeyler bunlar ehehe.
Velhasıl kelam özet geçeyim size: Allah diyen Kubrick bulundu, Darwinciler panikte.
Ben
gözlemlediklerimi sundum size, isteyen istediği anlamı çıkarmakta
serbest... Kubrick hacı oldu, geçen gün sabah namazını beraber kıldık
gibi bir iddiam yok, fakat kendisinin Kuran'ı okumuş olması ve bize bir
mesaj bırakmak istemiş olması muhtemel.
Ulan
valla bizim Mustafa Altıoklar'ın daşağını yiyim ya... Adam ne güzel 2
sevişme sahnesi, 3 entel diyaloglu tırışka sahne koyuyor, al sana film.
Bi de şu Kubrick'e bak, matematiksel kod fışkırıyor filmden anasını
satayım, Bim Dost Yoğurt'un barkodu bile bu kadar karışık değil ulan.
Filmin
sonlarına geliyoruz, Bill morgda Amanda'yı (Mandy'i) gördükten sonra
arkadaşı Victor kendisini çağırıyor. Hani şu filmin başında Amanda'yı
sikip bayıltan herif ehehe.
![]() |
| Elit arkadaşımız Victor'un odasına giderken damalı zeminden geçiyoruz. |
![]() |
| Bu sembolü hatırlamışsınızdır herhalde, filmin başındaki mekâna döndük zira, Victor'un malikânesine. |
![]() |
| Victor
tam da bu meseleden bahsediyor işte. Devamında şöyle diyor; "sana
oradakilerin isimlerini söylesem gece uyuyamazsın, ama zaten
söylemeyecem." |
Orada
bulunan kişiler takım elbiseli bakanlar, iş adamları, oyuncular,
sanatçılar, ünlüler ve elitlerdi... Dışarıdan baktığınızda "siktir lan
olamaz" diyeceğiniz kişilerdi.
Ve
Bill'in orada yabancı olduğunu anlamalarında, Bill'in oraya taksi ile
gelmiş olması da etkili olmuş. Zira oradaki herkes zaten limuzini ile
gelmiş ayine (bunu Victor söylüyor). Hepsi elit kesimden varlıklı
insanlardı anlayacağınız, zaten öyle bi ayinde tornacı Hüseyin'in ne işi
var amına koyim ehehe.
![]() |
| Victor
arkadaşımız pişkinliğini sürdürerek Bill'e yapılan tehditlerin,
kadının kendini kurban etmesinin ve her şeyin bir "kurmaca" olduğu
söylüyor. "Yersen" çekiyor yani Bill'e. |
![]() |
| Tüm bunları sırf Bill korksun diye tezgâhladıklarını söylüyor... |
Of of of, bunların hiçbiri boş sahneler değil abicim, dikkatli okuyun şimdi.
Bill
tüm o olanların kurmaca olduğuna inanmıyor haliyle, zira morga gidip
orada kurban edilen Amanda'nın cesedini kendi gözleriyle gördü.
Fakat Victor neden tüm bunların kurmaca olduğunu söylüyor Bill'e, neden böyle bir şey uyduruyor?
Bill
"paranoya" yapsın diye... Ya tutarsa diye... Yani Bill'e vermek
istediği duygu şu: "Aslında orada gayet olağan şeyler yaşandı, her şey
normaldi, sırf sen kork diye biz tezgah yaptık sana, aslında yok öyle
şeyler ehehehehe..."
İşte
şimdi Illuminati dediğinizde size "ne saçmalıyosun amına koyim, biz
lisedeyken konuşurduk bunları, komplo teorisi onlar heyecanlı ergen seni
heh heh heh" triplerine giren dalyaraklar var ya, işte onlar bu oltayı
yemiş olan orospu çocuklarının ta kendileri. Victor'un yalanlarına
kanan dangalakların ta kendileri onlar...
Size
her şey normalmiş hissiyatı verdiler bugüne kadar, "heeey hayat gayet
normal akışıyla sürüp gidiyor" dediniz içten içe, fakat hiçbir şey
normal gitmedi, hep onlar şekillendirdi bu dünyayı.
Ve bu filmin çekildiği yıl 1999'du.
Yakın
bir tarihe kadar bu böyleydi, fakat artık bu politikayı bile
uygulamıyorlar, yalanlama ihtiyacı bile hissetmiyorlar artık. İyice
yüzsüzleşerek "biz buradayız" diyorlar şu an, benim size bu blogda
defalarca gösterdiğim gibi...
Size
onlarca tarihi gerçek sundum, medya deşifresi yaptım, klip ifşası
yaptım, fakat inanmak istemeyen sığır yaradılışlı gerzekler bunları
anlatmaya kalktığınızda size hala "paranoyak" gözüyle baktılar di mi?
Olum bakın, size bir ayet verecem şimdi bu konuyla ilgili, fakat inançlı
olmasanız bile söylenilmek isteneni kapmaya çalışın siz. Amına koyim
şuraya Konfiçyus'un bir sözünü alıntılasam taocu olmasanız bile "vay bee
adam demiş abi ehehehehe" dersiniz dalyaraklar, hiç değilse en azından
şu objektifliği Kuran için de gösterin, fazlasını beklemiyorum şu an;
"27.
Ah bir görsen, ateşin başında durdurulup da şöyle dediklerini: "Ne
olurdu, geri gönderilsek, Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve
müminlerden oluversek."
"28. İşin doğrusu şu: Önceden gizlemekte oldukları karşılarına dikildi. Geri gönderilselerdi yasaklandıkları şeyi mutlaka yineleyeceklerdi. Doğrusu, onlar, tam yalancıdırlar." - En'am Suresi.
"28. İşin doğrusu şu: Önceden gizlemekte oldukları karşılarına dikildi. Geri gönderilselerdi yasaklandıkları şeyi mutlaka yineleyeceklerdi. Doğrusu, onlar, tam yalancıdırlar." - En'am Suresi.
Anladın mı taşağını yediğim? Bazıları var ki, bu hayatı 3 milyar yıl da yaşasaları aynı boku yiyecekler, o karakterdeler... Bazı insanlar var ki anneleri orospu olmasa bile orospu çocuğu olmayı tercih ediyorlar. O yüzden siktir edeceksin onları sen, onlara yapacak bir şey yok, taşa hayat veremezsin ya sen? Çoğunlukta bile olsalar takmayacaksın onları sikine. Kimse bilmiyor bile olsa doğru yine doğrudur, bunu unutma.
Valla
güzelim başından beri diyorum ben hümanist değilim diye, götü boklu
sığırın peşinden koşamam ben aman beyimiz bir şeyleri anlasın, farketsin
diye. Bu kadar sığırlık yapan zaten uyanmasın amına koyim, siktirsin
gitsin hayatı boyunca sömürülsün pezevenk. Sen elinden geleni yap tabi
yine de onun gözünü açmak için, ama abartma, o çaba göstermezse
biryerden sonra bırak. Bırak o senin götünde dolansın "gerçeği" öğrenmek
için, sen onun değil... Dolanmıyorsa o zaten olayı da anlamamıştır,
treni de kaçırmıştır... Sığır olmaya mahkum bir pezevenktir o, kusura
bakmayın ben Mevlana değilim, herkesin hakkı neyse o.
Hani
bazen şunu düşünüyorsunuzdur, "iyi de dayı, bazıları bu dünyaya cennet
gibi bi hayatı yaşamak için doğuyo, o adamla fakir adam aynı cennete
mi gidecek şimdi?"
İyi de hacım, 400 metre yarışlarını düşün, atletleri düşün.
Bu
yarışın başlangıç anı, bak görüyo musun pistin merkezine yakın
konumdaki atlet en geriden başlıyor. Yarıçapı yüksek kısımdaki atlet en
ileride başlıyor. Fakat aslında onların hiçbiri ne ileride, ne de
geride başlıyor, hepsi eşit mesafe koşacaklar birazdan.
İnsanoğlu bile sikimsonik matematik hesaplarıyla bu adaleti sağlayabiliyorken, Tanrı bunu sağlayamaz mı sanıyorsun?
Pistin
uzak çaplı bölümünde koşan atlet zengindir, önde başlıyor gibi gözükür
fakat onun da koşacağı mesafe diğer "fakir" atletlerle aynıdır.
Şöyle
düşün amına koyim, milyoner ve mutlu mesut bir ailenin ferdi olarak
dünyaya gelmiş adamdan belki de 100'lük sınav kağıdı vermesi
bekleniyordur bu dünyada. Ama cahil, fakir ve imkânları kısıtlı olarak
dünyaya gelmiş olan adam 50'lik kağıt verse de geçiyordur belki, ehehe
kapiş?
Ben kendi çabalarımla ilahi adaleti size ancak bu kadar açıklayabilirim, haşa ehehe. Neyse filme devam edelim biz.
![]() |
| "Sevişmekten
yorgun düştü, senin için kendini feda etmedi o kadın, o olayla bir
ilgisi yok ölümünün, tesadüfi bunlar" diye sıçıp sıvıyor Victor. |
Hala
ısrarla sana tüm bu olanları "olağan" şeylermiş gibi kakalamaya
çalışıyorlar... Görüyor musun? Ey öküzün toprağa sıçtığı bok kadar aklı
olmayan ekşici, görüyor musun Kubrick'in sana vermek istediği mesajı?
İyice
yerleşti mi kıt kafana? Kubrick dahi bir adam ama karşısındaki sığır
sürüsü iyice anlasın diye bu sahneleri tekrar tekrar veriyor... Kubrick
burada diyor ki: "Madem elinde yeterli sayıda delilin/işaretin var,
hala onların salak yalanlarına inanma. Onlar sana her şey normalmiş
gibi hissettirmeye çalışsa da inanma".
İşte
sen sığır ekşici, sen önyargılı yobaz ekşici... Sen bu yüzden gözünü
açan insanlara "komplocu" diyorsun, çünkü sen her şeyin en doğrusunu
bildiğini sanan fakat özünde hiçbir bok bilmeyen kibirli bir öküzsün.
Sen Victor'un gerizekalıca yalanlarına ikna olan bir dangalaksın. Sen
Kubrick'in bu imalarla ve mesajlarla dolu filmini "kadın erkek
ilişkilerini anlatıyo üstad yeeeaaa :))))" diye yorumlayan bir sik
beyinlisin. Başka da hiçbir bok değilsin. Sana yemin ederim ki sen
bundan fazlası değilsin.
Sen
sistemin sana yutturmaya çalıştığı hapı yutmaya dünden razı olan bir
öküzsün, çünkü keyfinin yerinde olduğunu düşünüyorsun. Fakat senin
"sürekli" bir keyfin yok, sen hiç savaş görmedin, sen hiçbir sikim
görmedin 80'li jenerasyonun sığır ekşicisi... 80'lerin sonunda 90'ların
başında çocuk olmayı bir marifet sanıyorsun ama senin jenerasyonun şu
amına kodumun hayatında hiçbir sikim görmedi ekşici (istisnalar kaideyi
bozmaz ulan, Bosnalı kardeşlerimize saygılar sevgiler). Sen bir
sığırsın ekşici, bunları göremiyorsun, amına kodumun Pink Floyd
dinleyen yobazı seni... Yobazlık sadece sarık takmakla olmuyor.
Bak şimdi o ayindeki kadının, yani Mandy'nin ölümünü nasıl açıklıyor farmason arkadaşımız Victor;
İşte bir insanı yaftalamak bu kadar kolay. "O zaten uyuşturucu bağımlısıydı, o yüzden öldü amına koyim bizle ne alakası var?".
Gerçi
ben o kadar ünlü değilim ama yine de birilerinin dikkatini çekmişimdir
muhakkak, belki yarın öbür gün başıma bir şey gelirse benim için de
şey derler "babasını kaybetmiş, intihara da teşebbüs etmiş, manyaktı bu
zaten kafayı yemiş işte".
Yaparlar bunu ehehe. Valla olur bak, hayat bu, belli mi olur?
John Lennon bile ne dedi; "Başıma bir şey gelirse bilin ki bu bir kaza değildir".
Ve gencecik yaşında bir cinayete kurban gidiyor bu adam...
İşte
insan hayatı bu amına kodumun dünyasında bu kadar ucuz, çünkü bizler
bir birlik değiliz, planlı ve örgütlü hareket edemiyoruz bu ibnelerin
yaptığı kadar. Kuru kuruya iyi niyet hiçbir sikim ifade etmez, biz de
şerefsiz olan bu götler kadar planlı hareket etmeliyiz. Tamam mı
taşağını yediklerim?
![]() |
| İşte
o ayinde kurban edilen kadının yani Amanda'nın ölümünü böyle açıklıyor
Victor. Bir gece önce o karıyı sikip bayıltmıştı hatırlarsanız ehehe, şu
soğukkanlılığa bakın. |
Tamam
her şeyi gören gözünüz ile her şeyi görüyorsunuz, eyvallah. Görün
tamam da ne sikim yapabilirsiniz ulan amına koduklarım? Yiğidin malı
meydandadır amına koyim, gelin beni de görün, ip numaramı bulursunuz
Google'dan ehehe.
Ben
bunları siz korkun diye anlatmıyorum ciğerler, "ciddi"ye alın diye
anlatıyorum. Çünkü insanoğlu göttür, yumurta kapıya dayanmadan hiçbir
bok yapmaz, azcık korkutmak gerekir onu. Ama azcık stres bile iyi bir
şeydir, zira o stres seni Öss'ye çalışmak için motive etmiştir lise
yıllarında. Azcık enflasyon bile iyi bir şeydir ekonomide, zira o
enflasyon hareketlilik ve dinamizm getirir ekonomiye. Ekonomi okuyorum
sikerim ananızı bana laf anlatmayın. Bu "Illuminati" korkusunun da
birazı iyidir, çünkü onları ciddiye almanızı sağlar, zira ciddiye
alınmaya değecek güçteler. Hatta çok güçlüler. Fakat "bir" olduk mu,
"birlik" olduk mu onların anasını sikeriz, no problem ehehe.
Filmi
seyredenler bilir ki filmin bu sahnesi bir alışveriş merkezinde
geçiyor, ve Alice'in etrafında tonlarca yıldız beliriyor bu sahelerde.
Evet tüm bu yıldızlar zihin kontrolü sembolojisi, fakat ben konuyu
"komplo teorisi" olarak görmeyin diye bu tür yoruma açık sembolleri
katmadım bu yazıya. Yoksa bana bıraksanız daha neler neler çıkar bu
yazıdan da neyse ehehe.
Canolar,
benim kafa da kıyak şu an, yazıyı bitirmek mecburiyetindeyim ve filmin
son sahnelerini biraz hızlı geçtim o yüzden. Fakat siz Kubrick
abimizin bize bırakmak istediği mesajı aldınız sanıyorum.
Ve şimdi size son olarak birkaç fantastik bilgi daha veriyorum...
Kubrick,
Eyes Wide Shut'ı esinlendiği Traumnovelle adlı romanı 1960'lı
yıllarda, "2001: A Space Odyssey" adlı kült filmi çekerken okuyor ve
Eyes Wide Shut'ı çekme kararını da o zaman alıyor.
Kubrick'in kült filminin adı: 2001: A Space Odyssey
Kubrick'in ölüm tarihi: 7 Mart 1999
Peki tahmin edin bu iki tarih arasında kaç gün var?
Kubrick'in
ölüm tarihi olan 7 Mart 1999 ile, en ünlü filmlerinden birine konu
olan 1 Ocak 2001 tarihi arasında tam tamına 666 gün var...
Buyrun hesaplayın isterseniz, tam 666 gün: http://iki-tarih-arasindaki-gun-sayisini.hesaplama.net/ (bu da nasıl bir site ismi amına koyayım)
İşin içinde sanki ritüelistik bir hava var di mi? Yok canım... Bu yazıda dile getirdiğim 1209485 şey gibi bu da bir tesadüf...
Bakın
canını yediklerim, ben kendim ikna olmadığım, inanmadığım hiçbi şeyi
sizinle burada paylaşmıyorum, fakat bu demek değildir ki ben yanılmam,
tabi ki yanılırım amına koyayim. Ben kimim? İyi güzel de, buraya kadar
yazdığım 70 küsür yazıda, 500 sayfalık kitap olacak kadar yazıda, ben
sürekli mi yanıldım amına koyayım ya?
Anlattıüğım
her şey mantık çerçevesinde değil miydi? Her şey birbiriyle tutarlı
değil mi? Be amına koduklarım ben daha size muhtarlıktan imzalı mühürlü
ikametgâh belgesi mi getireyim neyi bekliyorsunuz ulan benden? CIA
ofisine mi sızayım? Be ağzına bacağımı soktuklarım, ben her insanın
ulaşabileceği bilgileri bir araya topluyorum ve puzzle'ın parçalarını
birleştirmenize yardımcı oluyorum. Ananızı sikeyim sizin eğer hala
bunları göremiyorsanız, ananızın bi günahı yok belki ama yine de sikeyim
onu ben.
Ve size son olarak bir şey daha söyleyeyim.
Söyleyeyim
ki bu amına koduklarım bu sistemi nasıl oturtmuşlar görün, söyleyeyim
ki bu sistem nasıl yalanlar üzerine bir sistemmiş görün.
Tom
Cruise'un evine gittiği bir orospu karı vardı hatırlayın, evinde
sosyoloji kitabı vardı ve 1 dakika kadar kadrajda kalıyordu o kitap.
Olum
bakın, bu adamlar dünyaya ne makina mühendisleriyle, ne genetik
mühendisleriyle, ne de tıpçılarla yön veriyorlar. Dünyaya yön veren
bilim sosyolojidir.
Sosyoloji nedir? En basit ifadeyle "toplum bilimi".
Bu
dünya üzerindeki insanların yönelimlerini, psikolojilerini, sürü
psikolojisine yön veren etmenleri inceleyen bilimdir sosyoloji.
O yüzden bu anasını siktimin dünyasında "sosyoloji" denen bölüm üniversitelerde rağbet görmez.
Rağbet
görse ne olacak? Mezunları iş bulamayacak... Zaten iş bulamasınlar ki
diğerleri de bunu görüp bu dala yönelmesin, toplumda bu bilim dalı
istihdam edilemesin. Herkes mühendis olsun ki uzaya çıkalım, çağ
atlayalım, he amına koyayım he.
Neden
tüm zeki çocuklar "sayısal" bölümüne yönlendirilirler lisede? Müyendiz
olsun, doktur olsu diye di mi? E amına koyim artık sikini sallasan
mühendise denk geliyor amına kodumun toplumunda, ee noluyor? Uzaya mı
çıkarıyor bizi bu sığır mühendisler?
Bu
adamlar dünyayı, toplumları, insanları "sosyoloji" bilimi vasıtasıyla
yönetiyorlar. Medyayı ele geçirirlerse dünyayı da ele geçirmiş
olacaklarını bu sayede keşfettiler 20. yüzyılın başında.
48
tane çocuğum olsa tekine bile mühendis ol demem, kendi çok can
atıyorsa o ayrı, ama ben özellikle mühendis olsun istemem. Mühendisler
alınmayın olum sizi kötülemiyorum lan, oyunun kuralı buysa elbette ki
kuralına göre oynayacaz biz de. Bu dünya "burada sürün, ahirette
kralsın boolum" dünyası değildir, fakat elinden geldiğince hayata SEN
şekil vermeye çalış. Birilerinden bir şeyler bekleme sürekli.
Bu son dediğimi ekşiciler şu yolla yapıyorlar: "olmamış, saçma, beğenmedim."
Ulan
orospunun sıçtığı, başkalarının dayattığına uymamak bu değildir.
Başkalarının dayattığına uymayacaksın fakat kendin yapacaksın bir
şeyler, kendin çabalayacaksın. Oturduğun yerden sikini taşağını yaya
yaya elini taşın altına sokan insanlara "olmamış" demek EN BÜYÜK orospu
çocukluğudur. "Sözde" filozoflara ihtiyacı yok bu memleketin, elini
taşın altına sokabilen, yürekli ve bilinçli insanlara ihtiyacı var...
Bu memleketin de, dünyanın da, insanlığın da oturduğu yerden ahkâm kesen orospu çocuklarına ihtiyacı yok.
Amatör ruhla profesyönel işler çıkaracak insanlara ihtiyacı var bu dünyanın.
Bizim de çabamız bu yöndedir.
Anlayana.
http://michaelsikkofield.blogspot.com































































































































0 yorum :
Yorum Gönder